Acılı .bir eş ve iki küçük çocuk bıraktı geride: Ölüm o kadar da korkulacak bir şey değilmiş!

Ailenin babası, hayata veda ettiğinde sadece 33 yaşındaydı. Geride gözyaşları ve kalp acısı hiç dinmeyecek bir eş ve onu doğru dürüst tanıyamadan büyüyecek iki küçük çocuk bıraktı.

Aradan zaman geçti. Kocasının zorlu hastalığı ve erken ölümü sonrasında derin bir acı ve büyük bir şok yaşayan kadın usul usul hayata dönmeye başladı.

Bu tür durumlarda hep olduğu gibi sonradan olayları daha serin kanlı bir şekilde değerlendirmeye başladı. Hatta ölen kocasının acısı ve sevgisi hiç onu bırakmayacak olsa da kalbini yeni bir aşka bile açtı.

İki küçük çocuğuyla geride kalan eş, kocasının ölümüyle ve sonrasıyla ilgili açıklamalar yapmayı sürdürüyor.

Bunlardan birini de bir süre önce katıldığı bir sohbet programında yaptı. Çok sevdiği birini yitiren herkes gibi o da bazı gelişmelerden için ferahlatacak belki acısını biraz da olsa azaltacak anlamlar çıkarmaya başladı anlattığına göre.

BU DÜNYAYA ÇOK ERKEN VEDA ETTİ
Konuyu takip edenler hatırlar Tom Parker’ı. The Wanted adlı müzik grubunun solisti Parker, hızlı yayılan ve tedavisi mümkün olmayan bir beyin tümörü nedeniyle geçen yıl mart ayında son nefesini verdi. O sırada henüz 33 yaşındaydı.

Elbette başta karısı Kelsey Hardwick Parker olmak üzere ailesi, yakınları ve arkadaşları bu sonun çok da uzak olmayan bir gelecekte gerçekleşeceğini biliyordu.

Yine de Tom Parker’ın ölümü o kadar kolay kabullenilecek bir durum değildi. En çok da onu çok erken kaybeden karısı Kelsey ve iki küçük çocuğu için.

Tom Parker’ın cenaze töreninde gözyaşları dinmeyen, yakınlarının desteğiyle güçlükle ayakta duran Kelsey Parker, kocası Tom’un ölümünden kısa süre öncesi hakkında yürek burkan bazı açıklamalar yaptı katıldığı bir programda.

Hatta müzisyenin gencecik yaşta ölümünün hemen ardından ondan bazı işaretler aldığını bile söyledi.

‘O TÜY BANA ÖLEN KOCAMDAN BİR İŞARETTİ’
Kelsey’in anlattığına göre Tom Parker aslında ölmekten korkuyordu. Ama o son nefesini verdikten hemen sonra gözü yaşlı eşinin söylediğine göre ona aslında ölümün o kadar da korkacak bir şey olmadığını belirten bir işaret gönderdi.

Kelsey Parker katıldığı programda Tom’un ölümünden sonrasına kadar spiritüel olaylara inanan ya da ilgi duyan biri olmadığını söyledi. Kocasını kaybettikten sonra bu durumun değiştiğini anlattı.

Tom Parker son nefesini verip bu dünyadan ayrıldıktan sonra onun öldüğü odadan çıkıp alt kata inerken birden önüne bir uçarak bir kuş tüyünün düştüğünü anlattı Kelsey Parker.

O anlar hakkında “Gerçekten gökyüzünden bir tüy düştü. Etrafımda hiçbir şey yoktu. Ne bir agaç vardı ne başka bir şey. Ama gökyüzünden bir tüy süzülerek önüme düştü. Bu bana huzur verdi…”

Kelsey Parker’ın anlattığına göre bu tüy az önce son nefesini veren kocası Tom’dan ona gelen bir mesajdı. 

‘SANKİ ÖLÜM O KADAR DA KORKULACAK BİR ŞEY DEĞİLMİŞ DİYORDU BANA’
Bunu nasıl yorumladığını şöyle anlattı genç kadın. ” O tüyü görünce düşündüm ki Tom bana ölümünden sonra mesaj göndermişti. Diyordu ki ‘Sorun yok Kels, ölüm düşündüğüm kadar da korkulacak bir şey değilmiş. Ve bu durum beni rahatlattı.”

Kelsey Parker’ın söylediğine göre Tom hastalanmadan önce de ölmekten çok korkuyordu. Bu durumu şöyle anlattı ve Tom’un ölümünden sonra önüne düşen tüyü de neden böyle yorumladığını.

” Kanser olmadan önce de ölümden çok korkardı. Her zaman korktuğu bir şeydi. Öldükten sonra önüme düşen o kuş tüyünü bu yüzden ondan gelen bir mesaj olarak yorumladım… Ölüm o kadar da korkulacak bir şey değil.”

Kelsey Parker daha sonra yaşadığı başka bir olayı da anlattı. Bu kuş tüyü sembolünü kullanarak babalarını doğru dürüst tanıyamadan kaybeden çocuklarını da böyle rahatlattığını söyledi.

BU ŞEKİLDE RAHATLIYORLAR
Bu arada hatırlatalım ki Tom ve Kelsey Parker’ın dört yaşında Aurelia ve iki yaşında Bodhi adında iki tane çocuğu var. Hatta küçük oğluna hamile olduğu sırada Tom Parker’ın kansere yakalandığını yeni öğrenmişlerdi.

Kelsey Parker bir keresinde de iki çocuğuyla birlikte bir kamp alanına gittiklerini anlattı. Orada da her yerde kuş tüyleri olduğunu. Sonra onlardan birini eline alıp çocuklarına “Bakın, babanız burada bizimle birlikte” demiş.

Bunu neden yaptığını da şu sözlerle anlattı Kelsey Parker ” Çünkü bu bizi rahatlatıyor.”

KİTAP YAZMAK ONUN İÇİN BİR TÜR TERAPİ OLDU
Kocası Tom’un ölümüyle yıkılan Kelsey Parker bir tür terapi olması için bir kitap da yazdı. With and Without You (Seninle ve Sensiz) adını verdiği kitabında kocasının ölümünden sonra yaşadıklarını kaleme aldı.

Bu kitabı yazma nedenini de şöyle anlattı Parker ” Onun ölümünden sonra bir daha yüzümün güleceğini hiç düşünmemiştim. Bu zor günlerde yaşadıklarımı satırlara dökmek benim için bir tür terapi oldu. “

Yaşadığı bu büyük acıya rağmen hayatını sürdürmek zorunda olduğunu söyleyen Parker “Bu acıya rağmen mutlu olmaya çalışmak benim iyileşme yolculuğumun bir parçası” diye konuştu. Sonra da bu yaptığının benzer travmalar yaşayan insanlara yardımının dokunmasını umduğunu sözlerine ekledi.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x